Hadis-i Şeriflerde buyruluyor:
Ğ Sizden bana en yakın olan kimse beni çokça salât ü selâm ile yâd edenlerdir.
Ğ Bana salât gönderenlere Cenâb-ı Hak sırat köprüsü üzerinde bir nur ihsan eder. Ehl-i nurun ise ehl-i nardan olamayacağı bedihîdir.
Ğ Bana bir salât gönderenlere, Cenâb-ı Allah on defa rahmet eder.
Ğ Bana salât ü selâm getirmek köle azad etmekden efdaldir.
Ğ Husulü matlubunda düçar-ı usret olan (darda kalan) kimse çokça salât ü selâm göndersin, çünkü salât ü selâm kederi izâle eder, erzakın çoğalmasına ve müşkülâtların halline yegâne vesiledir.
Ğ Ahlâkî yönden ümmetimin bozulduğu bir zamanda, benim ahlâkım ile ahlâklanıp, benim gittiğim yolda giden birisine yüz şehid sevabı verilir. (Kenzül İrfan’dan)
Alâeddin Attâr kuddise sirruh hazretleri buyurur:
Ğ Sünneti kendisine farz edinmeyen her isteklide din eksikdir. Bazı sünnetler Allah’ın Rasûlüne farz kılınmışdı. Bütün zahir ve bâtın sâfâsı Allah’ın Rasûlüne uymaya bağlıdır, buyurmuşlardır.
Hülâsa muhabbeti zâtiyye-i ilâhiyyeye vusûl, Habib-i Rabbül âlemine ittibasız asla sûret bulmaz.
Hazret-i Ömer radıyallahu anh efendimiz buyurur:
Ğ Duyduğuma göre, yapılan her hangi bir dua, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e salâvat getirilmedikçe yer ve gök arasında mahpus kalır, oradan huzur-ı ilâhîye yükselemez. (Tenbihü’l-Gafilin)
Sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurur: (Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den)
Ğ Benim ahlâkım ile ahlâklanınız ve bana salât selâm gönderiniz. Zira bana gönderdiğiniz salât selâm sizin için bir zekâttır. Allah’dan benim için “vesile” taleb ediniz.”
Ğ Vesile nedir ya Rasûlallah?
Fahr-i Kâinat efendimiz buyurdular:
Ğ Cennetde en yüksek derecedir. Ona sadece bir kişi nail olacakdır. Ümid ederim ki o ben olurum.” (Tenbihül Gafilin)
Gözlerimizin nuru sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurdular:
Ğ Ey ümmetim, Allah’dan korkunuz, devlet başkanına itaat ediniz. Kur’an’ın helâl ettiğini helâl, haram ettiğini haram biliniz. Misafirleri ağırlamak, ikramda bulunmak faziletdir. Sakın borçlunun evine gitmeyin, ailelerini dövmeyin, meyvesini yemeyin. Ümmetimden bana itaat eden, helâl kazanan, şerrinden diğer insanlar emin olan cennete girer, aksini yapan cehenneme gider. Benim sünnetimle amel eden, yüz şehid sevabına nail olur. Tam mü’min, şeriatıma tam uyandır. Benim sünnetimi seven ve onunla amel eden beni sevmişdir ve benimle birlikte cennete girecekdir. Sünnetlerime tutku ile bağlanan, ihtirasla bağlanan dünya ve âhiret mutluluğuna kavuşur. Beni ana baba ve çocuklarınızdan ve bütün insanlardan fazla sevmedikçe tam mü’min olamazsınız.” (Marifetnâme)
Sultanü’l-Ârifîn M. Sâmi Ramazanoğlu, Sâdık Dânâ, s. 20-22