Allahü Teâlâ ve tekaddes hazretleri buyurur:
“-Bilin ki, dünya hayatı bir oyundur, eğlencedir, bir süstür, aranızda bir öğünüşdür.” (Hadîd: 20)
-Ey iman edenler, şüphe yok ki, Allah'ın vâ'di bir gerçekdir. O halde dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Çok aldatıcı şeytan da sakın sizi Allah'ın (mühleti) ile aldatmasın. (Fâtır Sûresi:5)
Hasan Basrî kuddise sirruh yukarıdaki âyet-i kerimeyi okuduktan sonra buyurdu ki:
- Bunu, yâni “Dünya hayatı sizi aldatmasın!” sözünü kim söylüyor? Dünyayı yaratan söylüyor. Dünya hayatını, onu yaratandan daha iyi bilen birisi olabilir mi? Sakının ey insanlar, dünya hayatının aldatıcılığından sakının!
Dünya hayâtının aldatıcı meşgaleleri çokdur. Bir kimse kendisine bir meşgale açarsa o meşgale de ona on meşgale daha açar. Ne avâre insanoğlu ki, helâl kazancından dolayı hesaba çekileceği, haram kazancından dolayı da azab göreceği şu dünya hayatına razı olur. Âhiret kaygusunu hiç hatırlamaz. Yarın Allah'ın huzurunda hesaba çekileceğini düşünmez. Amellerini sırf Allah rızası için yapmaz. Dinin esaslarına bir zarar gelse hiç oralı olmaz. Fakat dünyalık menfaatına bir zarar geldi mi hemen başlar ağlayıp sızlanmağa!...
Mevlâna Şemseddin Hanefî kuddise sirruh'e soruldu:
- Kime sâlih denir?
Bu suâli şöyle cevablandırdı:
-Sâlih odur ki: Allahü Teâlâ'nın huzuruna lâyık ola. Allahü Teâlâ'nın huzuruna o kimse lâyık olur ki: Özünü dünya ve âhiretten yana temizleye...
Resûlü Ekrem sallallahü aleyhi ve sellem:
“-Dünyanın ömrü bir saattir” buyurmuşlardır. O bir saaati yani kısa ömrü ibâdet ve ubûdiyet ile geçirmeğe bakın. Bu dünya muhabbetini içinden söküp atmanın ve dünya esâretinden kurtulmanın bir yolu da cömertlikdir. Cömert olanlar, bu dünya hayatında ele geçirdikleri malların hesabını verirken, yarın kıyamette zorlanmazlar. Cömertlik öyle bir huydur ki, insanı cennete çeker, cimrilik de öyle bir huydur ki insanı cehenneme çeker.
Resûlü Ekrem sallallahü aleyhi ve sellem buyurdular:
-Şüphesiz ki nûr kalbe girince kalb genişler ve ferahlar.
-Ey Allahın Resûlü! Bunun belli bir alâmeti var mı? diye sorulunca:
Resûlü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem cevaben:
-İnsanın, aldatıcı dünyadan uzaklaşıp, ebedilik âlemine yönelmesi ve ölüm gelmeden, onun için hazırlık yapmasıdır, buyurmuşlardır. (Bakara Tefsiri, Mahmûd Sâmi Ramazanoğlu.)
Resûlü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Ebu Hüreyre radıyallahü anh'a hitaben:
- Ey Ebâ Hüreyre, sana, dünyayı bütün varlığı ile göstereyim mi? buyurdu.
- (Ben de göster, yâ Resûlallah) dedim. Bunun üzerine Resûlü Ekrem elimden tutarak, beni Medine çöplüklerinin döküldüğü bir dereye götürdü. Orada insan kelleleri, insan pislikleri, parçalanmış elbiseler ve kemikler vardı. Bunları gösterdikten sonra:
- Gördüğün bu kelleler aynı sizin gibi ihtiras ve uzun kuruntular besleyen kimselerdi. Şimdi etsiz kemik olarak kaldılar ve nihâyet çürüyüp toz haline geleceklerdir. Bu pislikler, onların yedikleri, leziz yemeklerdir. Nereden kazandı ise kazandı, sonra da midelerine indirdiler. Şimdi ise, herkes bunlardan uzaklaşmaktadır. Bu parçalanmış bezler, onların süslü elbiseleri idi. Şimdi rüzgâr onları parça parça etmişdir. Bu kemikler onların, üzerlerine binip diyar diyar dolaştıkları binitlerinin kemikleridir. İşte dünyanın manzarası ve sonu budur. Şimdi dünyalık için ağlamak isteyen ağlasın.
Hazret-i Ali radıyallahü anh Selmân-ı Fârîsî radıyallahü anh'a yazdığı bir mektubda dünyayı şöyle temsil etmişdir:
“Dünya yılan gibidir. Cildi yumuşak fakat zehiri öldürücüdür. Hoşuna giden şeylerden vazgeç ki, sana fazla yaklaşmasın! Kat'i olarak bundan ayrılacağını bildiğin için sıkıntılarını arkaya at. Dünyada olanlardan uzaklaş. Dünyanın lehine çalışmakdan sakın. Zira dünyaya meyil bağlayıp onun varlığına sevinen kimseye mutlak surette dünyadan bir kötülük gelir. Vesselâm.