Sünnette İrâde Eğitimi

Sünnette İrâde Eğitimi - Şemseddin Kırış

Sayı : 383 - Ocak 2018


"İrâde” ile “idâre” arasındaki fonetik benzerlik hep dikkatimi çekmiştir. Bu iki kelime ses bakımından benzediği gibi mânâ bakımından da benzemektedir. TDK sözlüğü irâdeye “bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü” anlamını vermiştir1. İdare kelimesine de “yönetme, çekip çevirme” anlamı vermiştir2. Kur’an-ı Kerim’de irâdeye hâkim olamamanın ne gibi sonuçlar doğuracağına birçok ayette işaret vardır. Bunlar arasında isteklerin ilah kılınmasından3 bahs eden âyetler önemlidir.

“Âhirete inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler seni ondan (âhiret için hazırlık yapmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!”4

“Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?”5

“Allah’tan bir yol gösterme olmaksızın kendi nefsinin arzusuna uyandan daha sapkın kim olabilir?”6. Bu âyetlerde geçen “hevâ” kelimesi başka bir âyette7, rüzgârın bir nesneyi savurması, nereye düşeceği belli olmayan bir yere sürüklemesi anlamında kullanılmıştır. Kontrol edilmeyen arzular insanla şiddetli rüzgârın bir nesne ile oynadığı gibi oynar. Nihayetinde o kişi nereye düştüğünü bilemez.

Hz. Peygamber de ashâbına nefsi kontrol eğitimi uygulamıştır. Kudüs’te medfun olup fakirin de ziyâret etmiş olduğu Şeddâd b. Evs (r.a.)’ın rivayet ettiği bir hadiste Resul-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

“Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup durandır”8. “men dâne nefsehû” ibâresinde geçen “dâne”fiili “dîn” ile aynı kökten gelmektedir. Nefsini “din” ile yâni “ilahî esaslar” ile kontrol etmek anlamındadır. Şu hadiste de bir arzu ve irâde eğitimi vardır:

Sizden birinizin arzu ve istekleri, benim getirdiğim esaslara uymadıkça iman etmiş olmaz9. Bu hadisin şerhinde İbn Receb el- Hanbelî şu tespitlerde bulunmuştur: Bütün günahlar, arzu ve şehvetin Allah ve Rasülüllah sevgisinin önüne geçirilmesinden kaynaklanır. Nitekim Allah, kitâb-ı kerim’inin birçok yerinde müşrikleri, “hevâ ve hevesine tâbî olanlar” olarak vasıflandırmıştır. Bid’at olan işler de arzu ve isteklerin şer’î hükümlerin önüne geçirilmesinden kaynaklanır10.

Arzu Edilebilecek ve Edilmeyecek İşler

Hz. Peygamber sadece amelî olarak irâdeye hâkimiyet eğitimi yapmamış, henüz gerçekleşmemiş ve teorikten pratiğe dökülmemiş arzu ve isteklerin eğitimini de yapmıştır. Hadis edebiyâtımızda “kitâbü’t- temenni” diye bir bölüm vardır. Bu bölümdeki hadisleri incelediğimizde gerçekleşmemiş arzularımızın eğitimi ile ilgili çarpıcı ipuçları, sırlar ve hikmetler buluruz.

Allah Rasülüne göre asıl arzulanması gereken, cihad ve şehâdettir11. Hicret sevabı olmasaydı, ensardan olmayı temenni edeceğini söylemiştir12. İman ve cihaddan sonra arzulanması gereken işlerin başında muhacir ya da ensar olmak gelmektedir. “Varacağı yer cennet olana kadar mü’min hayra doymaz”13 buyurmuştur. Kur’an’ı okuyup onunla amel etmek, malını Allah yolunda eritmek de arzu edilmesi gereken işlerdendir14.

Arzu edilmemesi gereken şeyler de vardır. Mesela ölümü arzu etmek doğru değildir15. Allah insanı farklı farklı yaratmıştır. Herkes, kendine verilen vasıflarla imtihan olunmaktadır. Kadınların erkek olmayı, erkeklerin kadın olmayı arzu etmesi doğru değildir. Erkek de kadın da yaptığı güzel işlerin sevap bakımından hissesini alacaktır16. Durduk yere düşmanla muharebeye girmek arzu edilmez17. Ancak muharebe kaçınılmaz hale gelirse direniş gösterilir hatta Hendek gazvesinde Allah Rasülü ve ashâbı gibi şu şiirler bile okunabilir:

Levlâ ente mehtedeynâ ve lâ tasaddaknâ velâ salleynâ

Feenzilen sekîneten aleynâ, inne’l- melee kad beğav aleynâ

İza erâdû fitneten ebeynâ ebeynâ

Rabbimiz, sen olmasaydın hidâ-yete eremezdik, hayır hasenat yapamazdık, namaz kılamazdık.

Üzerimize sekînet indir, zîra bu topluluk üstümüze hücum etti. Bunlar gâile çıkarırlarsa direniriz, direniriz18.

Gemi azıya almış, haddi tecâvüz etmiş kâfirlere karşı güç ve kuvveti yerinde olmak temenni edilebilir. Zira Hz. Lut, kötü niyetli mayası bozuk kimselerin azgınlıklarına karşı “keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim”19 demiştir. Allah katında kuvvetli mümin zayıf müminden daha sevgili ve daha üstündür20. Âcizliğin terk edilmesi anlamında kuvvet, arzulanmalıdır. Ancak burada bir şeye dikkat etmek gerekir. Ele geçirdiğimiz gücün, bizi ve değerlerimizi de ele geçirmesine müsaade etmemek gerekir. Adâletli hâkim kıyamet gününde bir sâat hesaba çekilince “keşke iki kişi arasında bir hurma tanesi yüzünden çıkmış dâvâda bile hakim olmasaydım” temennisinde bulunacağını ifade eden hadisin21 isnadı hakkında söz söylenmiştir. Bununla birlikte hadiste, hâkimlikten büsbütün sakındırma değil de bu göreve geleni ikaz etme nüktesi dikkat çekmektedir. İki kişi arasında hükmederken dikkatli olmak ve bu işi arzu etmede hırslı olmamak gerekir.

Dipnotlar: 1) TDK Büyük Sözlük, “irade” md. 2) TDK Büyük Sözlük, “idare” md. 3) Câsiye(45), 23. 4) Tâhâ(20), 16. 5) Furkân(25), 43. 6) Kasas(28), 50. 7) Hacc(22), 31. “Kim Allah’a ortak koşarsa, sanki gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere sürüklüyor gibidir” 8) Tirmizî, Kıyâme, ve’r- rakâik ve’l- vera’, 25; İbni Mace, Zühd 31(hadis no: 4260) 9) Müstedrek, IV, 164. 10) İbn Receb el- Hanbelî, Câmiu’l- ulûmi ve’l- hikem, s. 678. 11) Buhârî, Temennî, 1. 12) Buhârî, Temennî, 9. 13) Tirmizî, İlm, 19 (hadis no: 2686) 14)Buhârî, Temennî, 5. 15) Buhârî, Temennî, 6. 16) Nisâ(4), 32. 17) Buhârî, Temennî, 8. 18) Buhârî, Temennî, 7. 19) Hûd(11), 80. 20) Müslim, Kader, 34. 21) İbn Hıbbân, Sahih, Kadâ, 1(hadis no: 5055).

Comments are closed.