Sayı : 383 – Ocak 2018

Sayı : 383 - Ocak 2018


Aziz Okuyucu,

İslam dünyası bizim kalb coğrafyamız. Allah Teala bağlamış kalblerimizi bu coğrafyada yaşayan herkesle.

O coğrafyada olan biten her şey kaçınılmaz olarak gündemimize giriyor.

Ne yazık ki yüreğimizi yakan acılar var o coğrafyada.

Altınoluk’un 1986’da çıkan ikinci sayısının kapağında “Kudüs acısı” yer almış. O sayının kapağında bir de “Her gönüle mirac ışığı” ifadesi bulunuyor. Kudüs ile Mirac içiçe ve Kudüs bir acı yumağı halinde yüreklerimize yansıyor.

Altınoluk -1986’daki “Kudüs acısı”nı hatırlamak, bu acının hala dinmediğini, dindirilemediğini hatırlamak anlamına geliyor.

Düşünelim ki o sayı tek değil kalb coğrafyamızdaki acıları görmek için.

“Neden hep mazlum” diye bir sayı daha yapmışız, yine yürek burkan Kudüs görüntüleri ile.

“Hüzünsüz Ramazan özlemi” diye bir sayı daha yapmışız, bu defa Amerikan uçaklarından Irak’ın üzerine bomba yağarken...

Bütün bunlarda asıl kahredici olan nedir, derseniz, 1 milyar 700 milyonluk İslam dünyasının, on yıllardır bu mazlumiyet çemberini kıramamış olması ve sadece biri diğerini aratan acılarla boğuşmaktır.

Hayat mücadeledir, her toplum tehditle karşı karşıya gelir.

Tehdidi cevaplandırırsınız, bu sizin direnç gücünüzü, tırmanma şevkinizi artırır.

Ama üzerinize belalar yağar, cevap vermekte zorlanırsanız, ümitler yara alır.

İslam dünyası 100 yıllık bir çemberi, kuşatmayı, belirlenmişliği aşmaya çalışıyor. Kudüs de burada sembol durumunda. İster Arakan’ın sembolü deyin, ister Doğu Türkistan’ın, ister Çeçenistan’ın...

Kudüs işte şurada, her türlü vahşetin uygulama alanı halinde ve tepkilerin, bu vahşeti durdurmaya kafi gelmeyeceğini biliyoruz.

Maalesef bu durum, canavarın iştahını artırıyor.

Amerika’nın Kudüs cür’eti bu sebeple, İsrail’in şirretliği bu sebeple.

Geçtiğimiz ay İstanbul’da bir toplantı oldu. ABD’nin cür’etine sıcağı sıcağına cevap niteliği taşıyan bir toplantı.

İstanbul’dan bir ses yükseldi. Bu sesin taşıdığı ümit potansiyeli eskilerden farklı mıdır, daha fazla mıdır, bunu söylemek kolay değil.

Ama bu hadisenin İslam dünyası için “Ümid”in nerede olduğunu gösteren bir işaret fişeği olduğu muhakkaktır.

Bu toplantı İslam dünyasında, belki “Türkiye merkezli” oluşu da dikkate alınarak “Ümmet adına” farklı bir hamle ümidi doğurdu.

Şunu söyleyebiliriz: 1 milyar 700 milyonluk İslam dünyası yok farzedilerek bir dünya dengesi kurulamaz. Bu dünya da böyle kalmayacak. Belki acılarla yoğrulacağız, ama yoğrulacağız.

Bize düşen, İslam dünyası olarak kendi kalblerimizden başlayan bir “Yeni dünya” ufkunu dokumaktır.

Altınoluk’un bu sayısında Kudüs’ten yola çıkarak “Acı ve Ümid”i yüreklerinize taşıyalım istedik. Sizler de çocuklarınıza taşıyın, isteriz. Çocuklarımız Kudüs’le büyüsünler. Acılarla ama ümitle.

Sizleri Altınoluk’la başbaşa bırakıyor, saygılar sunuyoruz. Allah’a emanet olunuz.

Comments are closed.