Sayı : 381 – Kasım 2017

Aziz Okuyucu,

Zihniyet, bir insanın düşünce sisteminin ana kodlarını ifade eder. Zihniyetiniz sizi tanımlar. Sizi başka zihniyet sahibi insanlardan farklılaştırır. Başka zihniyetteki insanlarla iletişiminiz yine olur, ama aynı hadise karşısındaki duruşunuz farklı olabilir.

“Müslüman zihniyeti” diye kendine özgü – nev’i şahsına münhasır bir zihniyet çerçevesi vardır.

Bunun kodları Kur’an tarafından belirlenmiş, Rasulullah (s.a.v.) tarafından da canlı hayat haline getirilmiştir.

Aslında vahye dayanan dinlerin -ki hepsi İslam diye nitelenebilir- zihniyet kodları da ana hatlarıyla birbirine benzer. Bu “ilahi kodlar”ca belirlenmiş bir zihniyet çerçevesidir.

Zaman içinde gerçekleşen tahrifatlar, menşeinde vahiy olan dinleri, ona bağlı zihniyetleri farklılaştırmıştır.

Kur’an ve Allah Rasulü (s.a.v.)’nün çizdiği zihniyet çerçevesi korunmuşluğunu sürdürüyor.

Ancak bu, İslam aidiyeti içinde bulunan herkesin de, zihniyet korunmuşluğu yaşadığı anlamına gelmiyor.

Müslüman, tesir altında kalan insan hüviyetiyle, değişime açıktır. Değişim, tesir eden güçlerin etki ağırlığına bağlı olarak sari nitelikte de olabilir, zihniyet kodlarının sarsılması mahiyetinde de olabilir.

Müslümanın zaman zaman kendi kendine bakması anlamına “Nefis muhasebesi” bu sebeple zarurettir.

“Zihniyet kodlarım yerli yerinde duruyor mu?” sorusu temel bir kişilik sorgulamasıdır.

Mesela namazı Kur’an – Sünnet ölçülerine göre kılıp, ticareti, iktisadi hayatı başka ölçülere göre yapmak, bunun için de, “çağın ölçüleri böyle” gibi bir gerekçeye başvurmak, zihniyet alaborasının tipik örneğidir. Bunun gibi evliliği “Allah’ın emri Peygamber’in kavli” ile başlatıp, düğünü “modern savruluşlar” içinde gerçekleştirmek de bir zihniyet bozulmasıdır.

Zihniyet kodlarına itina etmek lazımdır.

Kalb kayabilir.

Temiz olana kirlilik karışabilir.

Hakkın dünyasına batıl girebilir.

Korumak, korunmak... Nasıl?

Zaman zaman Kur’an’a bakmak, kendimize bakmak lazımdır.

Rasulullah (s.a.v.)’a bakmak kendimize bakmak lazımdır.

Bu sayımızda “Zihniyet Onarımı”nı kapak gündemi yaptık. “Rabbani ölçülere göre” diyerek, yeniden yeniden müracaat edilecek “Ölçü”yü işaretledik.

Kur’an’ın, vahyin ilk indiği ve Müslümanın zihniyet kodlarını temelden, adım adım inşa ettiği dönemlerde, “Kayma” alanlarına karşı nasıl teyakkuz geliştirmeye çalıştığı örnek ayetlerle anlatıldı. Kur’an o dikkatle okunduğunda, bizler de ilk İslam nesli olan “sahabe kıvamında bir müslüman” olma yolunda kendimizi inşa ederiz inşaAllah.

Kendimize imtihan yeri olan bu dünyada “iltimas” geçmemeliyiz.

Bu dünyada kendimize iltimas geçersek, hiçbir iltimasın varid olmadığı Ahiret imtihanında ciddi sıkıntı yaşayacağımız muhakkaktır.

Bilinmeli ki, Nimet verilenler sırat-ı müstekıymde olanlardır. Savruluşları sebebiyle gazaba uğrayanlar ve dalalete düşenler, sapkınlık yaşayanlar değil.

Sizleri Kasım sayımızla başbaşa bırakıyoruz. Allah’a emanet olunuz.

Comments are closed.