Sayı : 380 – Ekim 2017

Sunuş - Sayı : 380 - Ekim 2017

Aziz Okuyucu

Hayat akıp gidiyor. Şu ana kadar bu yılki hediye kitabımız elinize ulaştı mı bilmiyoruz. Bu mektubumuzda biraz hediye kitabımızı konuşalım istedik.

Malum, her sene okuyucularımıza bir kitap hediye ediyoruz.

Bu kitapları seçerken, insanlarımızın İslam konusunda hayati derecede bilgilenmesi zaruretini ön planda tutuyoruz.

Altınoluk 32 yıldan beri yayınına devam ediyor.

Bu 32 yıl içinde okuyucularımızın evlerinde ciddi bir kütüphane kurduk diyebiliriz.

Neler var hediye kitaplarımız arasında?

İslam İlmihali’nden, İslam’da Ticaret İlmihaline, Peygamberimizin Hayatına, Örnek Ahlakına, Allah Dostlarının örnek hayatlarına, Altın Öğütler’e, Osmanlı’ya, Hadis külliyatlarına varıncaya kadar hepsi ilim adamlarımızın kaleminden çıkmış, hepsi büyük boy, birinci hamur kağıda itina ile basılmış, pırıl pırıl bir kapakla sunulan eserler bunlar.

Bu yıl okuyucularımıza, muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin asistanlarıyla birlikte hazırladığı çok önemli bir kitabı hediye ediyoruz:

 

EBEDİYET YOLCULUĞU.

Başta da ifade ettiğimiz gibi, kitapları seçerken insanlarımızın İslam konusunda hayati derecede bilgilenmesi zaruretini ön planda tutuyoruz.

Bu kitap, özellikle bir ihtiyaca cevap veriyor.

Aşırı dünyevileşme şeklinde bir afeti yaşıyor insanoğlu.

Aşırı dünyevileşme demek, yarın Allah’ın huzurunda hesap verileceğini düşünmeden, her şeyin bu dünyada başlayıp sona ereceğini zannederek yaşamak demek.

Bu da, insanoğlunu sorumsuz bir hayatı yaşamaya sevkediyor.

Bu illet Müslüman toplumları da derinden etkilemeye başladı.

Oysa Rasulullah salllahü aleyhi ve sellem Efendimiz, Mekke’de İslam’ı ilk tebliğ etmeye başladığında, insanlara ölümü, ahireti, kıyameti hatırlatarak yola çıktı. Yani “Yaptığınız her şey yazılıyor, hesabı var” dedi.

“Ebediyet Yolculuğu” kitabı ile Osman Efendi Hocamız, Kur’an’ın, Allah Rasulü (s.a.v.)’nün insanın bu dünya – ahiret yolculuğunu yeniden hatırlatıyor insanlarımıza.

Dünya bir misafirhane. Doğduk yola çıktık. Bu dünyadaki yolun sonu var. Yol ahirete çıkıyor. Kabirle, mahşerle, hesapla, mizanla, cehennemle, cennetle devam ediyor.

Sonunda nereye gitmek istiyoruz? Nereye gitmek istiyorsak, oraya doğru yönelen bir hayat yaşamamız lazım. Kendimizi aldatmanın alemi yok. Dünyada ne ekersek ebediyette onu biçeceğiz. Kimsenin kimseye faydasının olmayacağı bir dünyaya giderken, kendi hayat defterimize iyi şeyler yazdırmak lazım.

Osman Efendi Hocamız, kendi kalbine söylediğini bizlerle paylaşıyor.

İstiyoruz ki bu kitap, gencimizden yaşlımıza, kadınımızdan erkeğimize herkes tarafından okunsun. İstiyoruz ki bu kitabın okunmasıyla, içinde “Ahiret sorumluluğu” olan yeni bir hayat seyri başlasın.

Dostlarımıza çağrımız:

Gelin bu Kur’an çağrısını, bu Peygamber ikazını yürek yürek çoğaltalım.

Allah’ın huzuruna yüzakı ile çıkabilecek bir hayat defteri yazdırmak için her şeyi yeni baştan planlayalım.

İstesek de istemesek de yolculuk oraya. Orada savunulabilecek bir hayat yaşayalım. Allah’ın hoşnud olacağı güzel müslümanlar olalım.

Bu kampanyada bizimle elele tutuşursanız, inanıyoruz ki, en yakınlarınızdan başlamak üzere bir çok kişinin kalbî uyanışına öncülük etmiş olacaksınız. Şimdiden hassasiyetiniz için teşekkür ederiz.

Ayrıca bu sayımız, bu ebediyet yolculuğunu en erken yaşta farkedebilme adına “Gençlere Namaz çağrısı”nı seslendiriyor. Bu sayımızın gençlerimize ulaşması noktasında göstereceğiniz gayret de ayrıca şayan-ı şükran olacaktır.

Sizleri Altınoluk’la başbaşa bırakır, saygılar sunarız. Allah’a emanet olunuz.

Comments are closed.