Konuşma Adabı Açısından Rasulüllahın Örnekliği

Konuşma Adabı Açısından Rasulüllahın Örnekliği - Duran Ekizer

Sayı : 374 - Nisan 2017


İnsanoğlunu diğer varlıklardan farklı ve üstün kılan en önemli özelliklerinden birisi kendisine bahşedilen konuşma vasfıdır. Tabiatı itibarı ile sosyal bir varlık olan insan, bu yeteneği sayesinde duygu ve düşüncelerini ifade eder. Kur’ân-ı Kerim’de Rahmân Suresi’nin 3 ve 4. âyetlerinde geçen “O insanı yarattı ve ona beyanı (konuşmayı) öğretti.” ayeti bu hususa dikkat çekmektedir.

Hayatın her alanında olduğu gibi konuşma hususunda da İslam’ın belirlediği bir takım hedefler vardır. Öncelikle İslam her şeyde olduğu gibi konuşma konusunda da israfı hoş görmemiştir. Yine önemle üzerinde durulan bir başka konu da; gayesiz ve boş konuşmalardan uzak durmaktır. Herhangi bir konudan bahsedeceğimiz zaman muhataplarımızın ve içinde bulunduğumuz ortamın gözetilmesi İslam’ın konuşma adabı konusunda ortaya koyduğu prensiplerdendir. Çünkü her doğrunun her yerde söylenmesi bir takım zararlı sonuçlar doğurabilir.

Her türlü davranışımız ve ağzımızdan çıkan her bir kelime Rabbimizin vazifelendirdiği melekler tarafından kayda geçirilmektedir. Bu husus Kuran-ı Kerim’de Kâf Suresi 18. âyette geçen ËÓÂÓ« ÍÓ‰Ú·ÿÔ ÂÊÚ ‚ÓËÚ‰Ì ≈‰ÒÓ« ‰ÓœÓÍÚÁ —Ó‚Í»Ï ŸÓ ÍœÏ “Ağızlarından çıkacak her bir sözü kaydetmeye hazır bir melek vardır.” ayeti ile vurgulanmaktadır. Bu nedenle davranışlarımıza ve ifadelerimize dikkat etmemiz aklımızdan çıkmaması gereken en önemli hususlardan bir tanesidir. Peki, bu bilinç halini canlı tutmamızı sağlayacak ve bu konuda bize rehberlik edecek bir örnek var mıdır? Varsa bu örnek kimdir?

Bu örnek Kuran’da üsve-i hasene (en güzel örnek) olarak ifade edilen Hz. Peygamberdir. O’nun sünneti bizim için yol haritası ve izlenmesi gereken hayat düsturumuzdur. O’nun sünnetine baktığımızda konuşma adabı konusunda takip edilmesi gereken bir yöntem görmekteyiz. O (sas) hiçbir zaman boş ve gayesiz konuşmamış, gereksiz yere sözü uzatmamış, durumun gerektirdiği ölçüde üslubunu ayarlamıştır. Kendisine bahşedilen cevâmiu’l-kelim (az sözle çok mana ifade etme) özelliği ile özlü sözler söylemiş ve bu sözleri ile iyiye ve doğruya yönlendirici vecizeler ortaya koymuştur. Hz. Peygamber (s.a.) sanat yapma amacı ile ağzı eğip bükmeyi yasaklamıştır. O konuşma adabı konusunda sahabeye ve dolayısıyla bizlere çeşitli tavsiyelerde bulunmuştur. Son sözü yine Hz. Peygamber’e (s.a.) bırakmak gerekir. Kâinatın efendisi şöyle buyurur:

“Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, ya hayır konuşsun, ya da sussun!”

Comments are closed.