Hayata Oruç ile Bakmak

Hayata Oruç ile Bakmak - Ali Büyükçapar

Sayı : 376 - Haziran 2017


Elimiz ve dilimiz bağlandı. Her gün sıradan yaşanıp giden günler Ramazan ayı gelince değişti ve farklı dünyalar önümüze açıldı.

Günlük hayatın tek düzeliği birden bire bitti, zaman üzerinde değişik tasarruflar başladı. Olmazsa olmaz diye bilinen sözler rafa kaldırılıp vaktin bilinmeyen sırlara gebe olduğu görüldü.

Kameri aylarla hesaplanan “Oruç” takvime bile değişik Nazarlarla bakmamıza vesile olmadı mı? Oruç, İslam’ın beş temel esasından biri olup, akıllı ve ergenlik çağına gelmiş, mukim ve sağlıklı kadın ve erkek her mü’mine farzdır. Din insan hayatına anlam zenginliğini değişik biçimlerle getirir. Vicdanlarda kök salan bu fikir zamanla bütün hayatı kuşatır.

İnsan tabiatı temelde çok yönlü istek ve ihtiyaçların, biri diğeri ile çelişen karşıt güç ve eğilimlerin yol açtığı çatışmalı ve dolayısıyla değişken istikrarsız bir özellik gösterir.

İnsanı kim toplayıp bir araya getirecek?

İslamiyet kişilik inşasında ibadetleri vesile etmiş, bunun en iyi örneklerini bizler sunmuştur. Kelimeyi tevhit ile söze, zekat ile mala mülke, namaz ile bütün bedene, hac ile yolculuklara oruç ile de yeme içme ve aile hayatına önemli ilkeler teklif etmiştir.

Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerim indirilmeye başlanmış, insanlığa yeni ufuklar çizilmiştir. “O Ramazan ayı ki, Kur’ân o ayda indirildi.” (Bakara suresi, 185) Hatimlerin yapıldığı bu ay insan için yeniden bilgilerin hatırlanmasına vesiledir.

Bin aydan hayırlı olan kadir gecesi Ramazan ayı içinde değil mi?

“Ramazan ayında iyi işler yapıp, kötülüklerden sakınan mümine cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır.” Beş vakit namaz, iki Cuma namazı ve iki Ramazan ayı büyük günahlardan kaçındığı zaman aralarında işlenen günahlara kefarettir.” (Buhari, Savm, S. II. 227)

Farz olan Oruç Ramazan ayın da tutulandır, diğer vakitlerin oruçları değişik hükümleri ihtiva eder.

Yaşadığımız vakitleri ayrıştırıp parçalayan modern zaman algıları Oruç ile asli yapısına kavuşturulur. Davranışları “Salih amel” olarak uygulamanın bizlere sağlayacağı hikmetlerden yararlanmalı, din, hayat enerjisinin çıkış noktası kabul edilmelidir.

Yollar Allah’a ulaşmazsa insan hüsrandan kurtulamayacak, yaşadığı her anın kaosu onu yiyip bitirecektir.

Kişilik ve karakterin güçlenmesi istenmiyor mu? Oruç bize bunun mükemmel fırsatını sunuyor ve dört mevsimde yaşama biçimi ile insanın bilinmeyen yönlerini aydınlatıyor. Kendi kendini denetleme sistemi eğitim ve öğretimin vazgeçilmezlerindendir. İşte Oruç insanı kendi gerçekliği ile yüzleştirerek kamil insan olma yoluna nasıl girebileceğinin ip uçlarını da vermektedir.

Çabaları bayramla mükafatlandıran İslam dini Orucu da güzelliklere vesile yapmanın fırsatlarını bizlere sunuyor.

Comments are closed.